Heath Ledger ölünce herkes onun hayranı oldu dediler. çok güldüm ben buna... adamın öldüğünden bile çok sonra haberi oldu insanların... kimse onun oyunculuğuna laf söyleyemez bence.
ama joker rolünün lanetli olduğu kesin.
17 Kasım 2009 Salı
16 Kasım 2009 Pazartesi
çok sevmek.
Aşık olmanın ne demek olduğunu bilmediğimi savunurum hep ama sevmenin ne demek olduğunu biliyorum... işin kötüsü aşık olursam anlayamam diye korkuyorum ya sevmek sanarsam hani "çok sevmek" falan?.
13 Kasım 2009 Cuma
Hank İşi Cenaze
O bana sormadı
Aslında ondan öncede onsuzlukla eş değerdi,
Cenaze müziği eşliğinde ;
onu ne kadar gereksizce sevdiğimi söylüyorum,
kalbi vardı yinede yirmilik kızlarla yatardı,
şimdi ona...
geri dön demenin manasızlaşması kalbimi acıtttı,
pis bir moruk olması artık benimle sevişemeyeceği anlamına gelmezdi,
Ama ölmesi,
Ve şu iki siyah takımlı herifin onun üzerine toprak atması,
Benimle bir daha olmayacağının kanıtı.
13. 11 .09
DA
O bana sormadı
Aslında ondan öncede onsuzlukla eş değerdi,
Cenaze müziği eşliğinde ;
onu ne kadar gereksizce sevdiğimi söylüyorum,
kalbi vardı yinede yirmilik kızlarla yatardı,
şimdi ona...
geri dön demenin manasızlaşması kalbimi acıtttı,
pis bir moruk olması artık benimle sevişemeyeceği anlamına gelmezdi,
Ama ölmesi,
Ve şu iki siyah takımlı herifin onun üzerine toprak atması,
Benimle bir daha olmayacağının kanıtı.
13. 11 .09
DA
10 Kasım 2009 Salı
hikaye.
hikayelerini anlatacak bir yer verilmemiş sana,
bu gerçek dünya mı?
şu demirlerin ardından göründüğü kadar mı?
gerçekten okyanusu geçip oraya ulaşabilecek misin?
hayallerini gerçekleştirip, yeniden ağaçların kokusunu alabilecek misin?
işte bu yüzden,
ben tüm bu olasılıkları düşünürken,
ne kadar gerçekçi olacağımız konusunda çok şüpheliyim,
tüm bu gerçekler acı içerisinde yüzümü çizerken
nasıl bir güçtür ki, hayallerimi gerçek yapmaya yetecek,
anlaşılması ne kadar zordur ki gerçekte var olabilecek,
sadece kendim için...
sadece saçma sapan şeyler olmasın diye.
o sadece orada bir "şey" olarak kalmasın diye..
çok gürültülü,
dayanılmaz uğultu,
kulak zarım patladı patlayacak,
hayal mi demiştik?
gerçeği yaşayamazken..
ve yine oldu... bu laneti hatırlatmak ,
orada ne olduğunu merak etmemi sağlayacak ve gözlerimi açacak...
ama ben dünyayı değiştirmek istemedim,
sadece değişmek istedim,
kendim için...
saçma "şey"lerden biri olmayayım diye..
orada öylece bir "şey" olarak kalmayayım diye...
nefesef alacak yer bulmazken,
koca koca devler tarafından tutulmuşken sokaklar,
ve yine elimiz kolumuz bağlanmışken..
ben suç teşkil eden bir şey yapmadım..
değiştirmek istedim..
sadece kapladığım alanı,
dünyaya elimi bile sürmedim..
inanın...
ve ;
bu gerçek dünya mı?...
şu dikine çizgilerin ardından görünen
gerçekten gökyüzü ve bulutlar tepemde olabilecek mi?
ellerimi özgürce açabilecek miyim?
bunu yapabilirsin sen..
ama ben sadece ,kendimi değiştirmek istedim,
"herkes kendinden başlarsa düzelir" dedim..
"biraz daha yaşanısı olur" dedim.
sadece değişmek istedim,
kendim için...
saçma "şey"lerden biri olmayayım diye..
orada öylece bir "şey" olarak kalmayayım diye...
14:57 10.11.2009
DA
bu gerçek dünya mı?
şu demirlerin ardından göründüğü kadar mı?
gerçekten okyanusu geçip oraya ulaşabilecek misin?
hayallerini gerçekleştirip, yeniden ağaçların kokusunu alabilecek misin?
işte bu yüzden,
ben tüm bu olasılıkları düşünürken,
ne kadar gerçekçi olacağımız konusunda çok şüpheliyim,
tüm bu gerçekler acı içerisinde yüzümü çizerken
nasıl bir güçtür ki, hayallerimi gerçek yapmaya yetecek,
anlaşılması ne kadar zordur ki gerçekte var olabilecek,
sadece kendim için...
sadece saçma sapan şeyler olmasın diye.
o sadece orada bir "şey" olarak kalmasın diye..
çok gürültülü,
dayanılmaz uğultu,
kulak zarım patladı patlayacak,
hayal mi demiştik?
gerçeği yaşayamazken..
ve yine oldu... bu laneti hatırlatmak ,
orada ne olduğunu merak etmemi sağlayacak ve gözlerimi açacak...
ama ben dünyayı değiştirmek istemedim,
sadece değişmek istedim,
kendim için...
saçma "şey"lerden biri olmayayım diye..
orada öylece bir "şey" olarak kalmayayım diye...
nefesef alacak yer bulmazken,
koca koca devler tarafından tutulmuşken sokaklar,
ve yine elimiz kolumuz bağlanmışken..
ben suç teşkil eden bir şey yapmadım..
değiştirmek istedim..
sadece kapladığım alanı,
dünyaya elimi bile sürmedim..
inanın...
ve ;
bu gerçek dünya mı?...
şu dikine çizgilerin ardından görünen
gerçekten gökyüzü ve bulutlar tepemde olabilecek mi?
ellerimi özgürce açabilecek miyim?
bunu yapabilirsin sen..
ama ben sadece ,kendimi değiştirmek istedim,
"herkes kendinden başlarsa düzelir" dedim..
"biraz daha yaşanısı olur" dedim.
sadece değişmek istedim,
kendim için...
saçma "şey"lerden biri olmayayım diye..
orada öylece bir "şey" olarak kalmayayım diye...
14:57 10.11.2009
DA
8 Kasım 2009 Pazar
31 Ekim 2009 Cumartesi
18 Ekim 2009 Pazar
şimdi
pek kaliteli ve inandırıcı değil aşklar,
şimdi
çok konuşulmayıp, işi götürmekte tüm planlar..
anlaşılması zor yazılar,
fazla edebi cümleler,
ve kuralsızlığın tek kural oluşunun yalan olması,
sosyalisti,
sağcısı,
o da olmadı milliyetçisi,
abartısı ırkçısı..
ortadaki malı götürmek için uğraşan dincisi, yosması..
kabarık cüzdanlar,
sığ zihinler,
sevişmek için evlenenler,
köydeki kızların samanlıkta basılması,
istanbul'dakinin 100 $ a kendini satması..
aşkı pisliklerine sıva yapıp işten sıyrılmaları..
parmaklarımın ucundaki pislikler,
tırnaklarımın arasına gitmş çamur kalıntıları,
yıkasanda çıkmaz,
keselesende yararı olmaz..
koparıp atmak,
hepsini vurmak lazım.
yüzüne gülüp arkandan konuşan,
çok bilidiğni zannedip saçmalayan,
ona buna bok atıp,
bi türlü aynaya bakamayan..
anlaşılması zor yazılar,
fazla kütürlü cümleler,
kominizm ütopyası,
çaya 3 şeker atılması,
orada ,burada ,köşe başında..
her yerde her biçimde,
pis bir koku,
pahalı parfümlerin bile bastıramadığı,
pis bir koku; tütsülenmiş insan eti,
üst tabakanın şişmiş midesi..
kesilmiş bilekler,
dağıtılmış yüzler,
patlatılmış kafalar,
yazılmış mektuplar..
"en iyisi bu olacak" diyen yalancı cümleler,
kurtulmuş bedenler,
kokuşmuş göz yaşları ve daha niceleri..
aykırı kimlikler,
dövizler ve kara puntolarla yazılmış ;
"bu dünya bizim" yalanları,
herkesden daha insan olanların dışlanması,
zayıf bedenler,
zayıf nefisler..
anlatılması güç hikayeler,
a y ı p -lar , g ü n a h -lar , c e z a -lar..
parasını verip sonrasını sağlama alanlar.
sen buna "yaşamak" mı diyorsun..
100 $ a sat kendini,
aslında daha iyi iş yaparsın daha fazla al saatine...
sonra af dile kabul edilecek diye,
ayırdın da yerini...
git,
eminim Tanrı 'da seni yanında isteyecektir!.
17:25 18.10.2009
DA.
pek kaliteli ve inandırıcı değil aşklar,
şimdi
çok konuşulmayıp, işi götürmekte tüm planlar..
anlaşılması zor yazılar,
fazla edebi cümleler,
ve kuralsızlığın tek kural oluşunun yalan olması,
sosyalisti,
sağcısı,
o da olmadı milliyetçisi,
abartısı ırkçısı..
ortadaki malı götürmek için uğraşan dincisi, yosması..
kabarık cüzdanlar,
sığ zihinler,
sevişmek için evlenenler,
köydeki kızların samanlıkta basılması,
istanbul'dakinin 100 $ a kendini satması..
aşkı pisliklerine sıva yapıp işten sıyrılmaları..
parmaklarımın ucundaki pislikler,
tırnaklarımın arasına gitmş çamur kalıntıları,
yıkasanda çıkmaz,
keselesende yararı olmaz..
koparıp atmak,
hepsini vurmak lazım.
yüzüne gülüp arkandan konuşan,
çok bilidiğni zannedip saçmalayan,
ona buna bok atıp,
bi türlü aynaya bakamayan..
anlaşılması zor yazılar,
fazla kütürlü cümleler,
kominizm ütopyası,
çaya 3 şeker atılması,
orada ,burada ,köşe başında..
her yerde her biçimde,
pis bir koku,
pahalı parfümlerin bile bastıramadığı,
pis bir koku; tütsülenmiş insan eti,
üst tabakanın şişmiş midesi..
kesilmiş bilekler,
dağıtılmış yüzler,
patlatılmış kafalar,
yazılmış mektuplar..
"en iyisi bu olacak" diyen yalancı cümleler,
kurtulmuş bedenler,
kokuşmuş göz yaşları ve daha niceleri..
aykırı kimlikler,
dövizler ve kara puntolarla yazılmış ;
"bu dünya bizim" yalanları,
herkesden daha insan olanların dışlanması,
zayıf bedenler,
zayıf nefisler..
anlatılması güç hikayeler,
a y ı p -lar , g ü n a h -lar , c e z a -lar..
parasını verip sonrasını sağlama alanlar.
sen buna "yaşamak" mı diyorsun..
100 $ a sat kendini,
aslında daha iyi iş yaparsın daha fazla al saatine...
sonra af dile kabul edilecek diye,
ayırdın da yerini...
git,
eminim Tanrı 'da seni yanında isteyecektir!.
17:25 18.10.2009
DA.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
