.sıkıldım bildiğim dünyada yaşamaktan,
afrodit'in,unicorn'un, Daphne'ye Apollon'un aşık olduğu zamanları,
zeusun'un baş tanrı olduğu,
isyan cıkardıkları için insanları ikiye böldüğü zamanda ki dünyada yaşamak istiyorum...
hatta ayaklanan koca koca insanları durdurup,
binlerce asır sürecek olan ruh eşini arama acısını çekmemizi engellemek istiyorum,
achilles ile ilişki yaşamak,
Ares'le evlenmek,
Hera'yı kayınvalide yapmak istiyorum...
...
Aslında sadece beni bunaltan hayata biraz baharat eklemek istiyorum,
-aslında baharat kavanozlarını içine boşaltmak istiyorum-
en sevmediğim yemekleri bile lezzetlendiren karabiberden bi parça belki...
biraz tuz...
yalnızlığının verdiği bir his bu...
eski zamanlarda yaşayıp,
aradığım parçamı hiç kaybetmemiş olma isteğim...
"yakın ama bir o kadar uzak" der hani her insan...
iste yakın ama bi okadar uzak yıldızlar gibi,
kutup yıldızı gibi,
hep orda olduğunu bildiğin ama ulaşmadığın...
dedim ya...
şimdi gözümü kapatıp açtığımda mutlu bir eski zamanda olsam...
m.ö doğmuş olsam ve hala ölmemiş olsam...
buruş buruş olmaz mıydım ?
ps: afrodit birşeyler yapardı...
19:50 16.01.2009
DA
16 Ocak 2009 Cuma
14 Ocak 2009 Çarşamba
11 Ocak 2009 Pazar
.O...
.O geri döndü, saçlarını taradı ve gözlerini kapadı, o yatağına geri döndü,üşüdü ama ağlamadı...
O geri döndü eskiden vazgeçtiklerine,
O yine direndi ama dayanamadı gülüşlere,
kafasından atamadığı bir sürü hayal birikti yastık altında, kabuslardan terlemiş vücütla uyandı doğan güneşe, ve bir telaş parmak uçlarında hissedilen...
burda olmamayı diledi,
gerçekleşmedi,
ölmeyi diledi ,
gerçekleşmedi,
kımıldaması gerektiğini hissetti,
geçen günlere inatla dahada bir hırsla taradı saçlarını..
siyah kalın bukleleri düzelsin diye,
düzelsin ve olanları unutsunlar diye...
17:54 10.01.2009
DA
O geri döndü eskiden vazgeçtiklerine,
O yine direndi ama dayanamadı gülüşlere,
kafasından atamadığı bir sürü hayal birikti yastık altında, kabuslardan terlemiş vücütla uyandı doğan güneşe, ve bir telaş parmak uçlarında hissedilen...
burda olmamayı diledi,
gerçekleşmedi,
ölmeyi diledi ,
gerçekleşmedi,
kımıldaması gerektiğini hissetti,
geçen günlere inatla dahada bir hırsla taradı saçlarını..
siyah kalın bukleleri düzelsin diye,
düzelsin ve olanları unutsunlar diye...
17:54 10.01.2009
DA
8 Ocak 2009 Perşembe
Aldatılan kadınlar : Vol 1 - down eşliğinde sevişmek -
ben konusuyorum ama sen susuyorsun,
susmaktan keyif alıyor gibisin,
sırıtıyorsun,
dudaklarının kenarında gülmenin sebep olduğu çizgiler,
kavga fonumuz Down,
lies,
tanrım, denk mi geldi ? , denk mi getirdik ?
sen, gözlerimin iiçne bakıp ,her kelimenin teline basarken,
ve bunu sürekli tekrarlarken,
bizim arka fonlarımız hep denk mi geldi?
tanrım,
yalan söylediğini bildiğim halde,yine de çok seksi oturuyorsun o koltukta,
gözlerin saklandığı kirpiklerin arasından bi gösteriyor,bi gizliyor kendini,
ellerin, ayagının eşliğinde koltukta ritim tutmakta....
benim tüm rahatsızlığıma karşın sen oturduğun koltukta rahat edebilmek için adeta yayılmışsın,
çıplak ayaklarımla parkeye basıyorum,
bastıkça ayak izlerim çıkıyor,
sağda - solda , sana doğru ve geri adımlarım...
üst üste binmiş ayak izleri,
ve sinirli ayak izleri...
ayaklarıma bakıyorsun,
bacaklarıma ... gözlerime kadar devam ediyorsun...
sağ elinle esnediğin azını kapatıyorsun,
geriliyorsun...
-konuşmaya devam ediyorum-
ayaga kalkıyorsun ,
"u" dönüşü yapıp mutfağa gidiyorsun ,
arkandan geliyorum,
bir bardak çıkartıp, votka koyuyorsun,
bu rahatlığına karşın t-shirtünden çekiştiriyorum seni...
-sesimi hafif yükseltiyorum-
bana bakıp gülümsüyorsun,
itiyorum,
çekiyorsun...ve tekrar itiyorum , çekmeni isteyerek.
bırakıyorsun ve bir adım geri çekilip sola kayıyorsun,
tezgaha gidiyorum bir bardak daha çıkartıyorum,
olabildiğincee votkayı içine koymaya calışıyorum,
o sırada nefesinıi ensemde,
ellerini belimde hissediyorum ,
itiyorum,
tutuyorsun,itmiyorum,döndürüyorsun....
dönüyorum,
gülüyorsun,
"yalan söylediğini biliyorum",
öpüyorsun,
yalan söylediğini bildiğimi bildiğini söylüyorsun,
öpüyorum,
gülümsüyorsun,
gülümsemiyorum,
gülümsemiyorsun,
susuyorum,
susmuyorsun,
arzulardan bahsediyorsun,
susuyorum,
öpüyorsun,
öpüyorum,
itiyorum,
bakıyorsun,
şaşkın ve aptalca,
çekiyorum,
sağ bacağımı beline doluyorum ,
ve iki elinle tezgaha oturtuyorsun,
öpüyorsun ,
öpüyorum,
hepsi o kadar,
sevişiyoruz, yine...
ve gidiyorsun,
yalan söylüyorsun,
yine down,
ve ben yine susuyorum,
arzulardan bahsediyorum kafamın içinde,
susuyorum,
susturmaya çalısıyorum,
susuyor kafamdaki ses,
susuyorum işte o zaman,
buz gibi bir soğuksu yemek borumdan mideme...
18:32 08.01.2009
DA
susmaktan keyif alıyor gibisin,
sırıtıyorsun,
dudaklarının kenarında gülmenin sebep olduğu çizgiler,
kavga fonumuz Down,
lies,
tanrım, denk mi geldi ? , denk mi getirdik ?
sen, gözlerimin iiçne bakıp ,her kelimenin teline basarken,
ve bunu sürekli tekrarlarken,
bizim arka fonlarımız hep denk mi geldi?
tanrım,
yalan söylediğini bildiğim halde,yine de çok seksi oturuyorsun o koltukta,
gözlerin saklandığı kirpiklerin arasından bi gösteriyor,bi gizliyor kendini,
ellerin, ayagının eşliğinde koltukta ritim tutmakta....
benim tüm rahatsızlığıma karşın sen oturduğun koltukta rahat edebilmek için adeta yayılmışsın,
çıplak ayaklarımla parkeye basıyorum,
bastıkça ayak izlerim çıkıyor,
sağda - solda , sana doğru ve geri adımlarım...
üst üste binmiş ayak izleri,
ve sinirli ayak izleri...
ayaklarıma bakıyorsun,
bacaklarıma ... gözlerime kadar devam ediyorsun...
sağ elinle esnediğin azını kapatıyorsun,
geriliyorsun...
-konuşmaya devam ediyorum-
ayaga kalkıyorsun ,
"u" dönüşü yapıp mutfağa gidiyorsun ,
arkandan geliyorum,
bir bardak çıkartıp, votka koyuyorsun,
bu rahatlığına karşın t-shirtünden çekiştiriyorum seni...
-sesimi hafif yükseltiyorum-
bana bakıp gülümsüyorsun,
itiyorum,
çekiyorsun...ve tekrar itiyorum , çekmeni isteyerek.
bırakıyorsun ve bir adım geri çekilip sola kayıyorsun,
tezgaha gidiyorum bir bardak daha çıkartıyorum,
olabildiğincee votkayı içine koymaya calışıyorum,
o sırada nefesinıi ensemde,
ellerini belimde hissediyorum ,
itiyorum,
tutuyorsun,itmiyorum,döndürüyorsun....
dönüyorum,
gülüyorsun,
"yalan söylediğini biliyorum",
öpüyorsun,
yalan söylediğini bildiğimi bildiğini söylüyorsun,
öpüyorum,
gülümsüyorsun,
gülümsemiyorum,
gülümsemiyorsun,
susuyorum,
susmuyorsun,
arzulardan bahsediyorsun,
susuyorum,
öpüyorsun,
öpüyorum,
itiyorum,
bakıyorsun,
şaşkın ve aptalca,
çekiyorum,
sağ bacağımı beline doluyorum ,
ve iki elinle tezgaha oturtuyorsun,
öpüyorsun ,
öpüyorum,
hepsi o kadar,
sevişiyoruz, yine...
ve gidiyorsun,
yalan söylüyorsun,
yine down,
ve ben yine susuyorum,
arzulardan bahsediyorum kafamın içinde,
susuyorum,
susturmaya çalısıyorum,
susuyor kafamdaki ses,
susuyorum işte o zaman,
buz gibi bir soğuksu yemek borumdan mideme...
18:32 08.01.2009
DA
5 Ocak 2009 Pazartesi
.Kurak...
o kadar kurak ki buralar(bedenim)....
senin egonu sulayacak,
gözlerimde yaş kalmadı...
o kadar kurak ki buralar,
dudaklarım kurumuş bir tarladan farksız, renksiz ve tatsız...
azımı açıyorum,bardardaktan boşalırcasına yağan yağmura...
tek bir damla bile düşmüyor azıma...
gözlerimi açıyorum,güneş çıkmış kavrulmuş etraf...
üstümü çıkartıyorum,
kar doluyor sağım - solum,
titrerken dizlerimin üzerine çöküyorum,
bastığım yeri kazıyorum...
kazıyorum,
karlar boyum kadar,
yoruluyorum ...
avucumda biraz kar tutup kapatıyorum gözlerimi...
kumsaldayım... serin ve yaşlı gözleri,tuzlu...
nemli kumlara yüz üstü yatıyorum...
gözlerim kıyıyı daha da ıslatan dalgaları izliyor...
ben sol yanağımın üstüne yatıyorum,
yanağımda karıncalanma hissi...
gözlerimi kapıyorum, o sırada yağmur yağmaya başlıyor...
avucumu açıyorum... nemli kum dökülüyor...
merdivenlerdeyim,
hava ıslak bana inat,
ıslak ve inatçı...
rüzgar sürekli hırpalamakta bedenimi,
kıpkırmızı olmuş yanaklarım...
küçük bir çocuğa benziyorum,
terlemiş ve yorulmuş...
5 dakika içerisinde bedenimde var olan tüm mevsimleri yaşıyorum...
dudaklarım çatlıyor,
boynum terliyor,
sırtım üşüyor,
gözlerim ıslanıyor...
hala kurak buralar...
hala yalnız ve anlamsız...
yokum ve yoksun, yokuz ve zaten hiç olmadık,
göz yaşlarım ve dokunuşların,
kokun ve hıçkırıklarım hiç olmadı...
uyandım yatağımdayım,
ağır bir koku,
mutsuzluk kokusu,
mutsuz yatağım,
yastığımda ve çarşafımda kokun,
ve ...
kırık ayna parçaları yerlerde...
kırılmış kadehler, ve yırtılıp atılmış dergiler...
ve ben, yıpranmış, ıslak ve üzgün...
ben...yalnız , sessiz ve henüz yağmamış olan...
16:31 05.01.2009
DA
senin egonu sulayacak,
gözlerimde yaş kalmadı...
o kadar kurak ki buralar,
dudaklarım kurumuş bir tarladan farksız, renksiz ve tatsız...
azımı açıyorum,bardardaktan boşalırcasına yağan yağmura...
tek bir damla bile düşmüyor azıma...
gözlerimi açıyorum,güneş çıkmış kavrulmuş etraf...
üstümü çıkartıyorum,
kar doluyor sağım - solum,
titrerken dizlerimin üzerine çöküyorum,
bastığım yeri kazıyorum...
kazıyorum,
karlar boyum kadar,
yoruluyorum ...
avucumda biraz kar tutup kapatıyorum gözlerimi...
kumsaldayım... serin ve yaşlı gözleri,tuzlu...
nemli kumlara yüz üstü yatıyorum...
gözlerim kıyıyı daha da ıslatan dalgaları izliyor...
ben sol yanağımın üstüne yatıyorum,
yanağımda karıncalanma hissi...
gözlerimi kapıyorum, o sırada yağmur yağmaya başlıyor...
avucumu açıyorum... nemli kum dökülüyor...
merdivenlerdeyim,
hava ıslak bana inat,
ıslak ve inatçı...
rüzgar sürekli hırpalamakta bedenimi,
kıpkırmızı olmuş yanaklarım...
küçük bir çocuğa benziyorum,
terlemiş ve yorulmuş...
5 dakika içerisinde bedenimde var olan tüm mevsimleri yaşıyorum...
dudaklarım çatlıyor,
boynum terliyor,
sırtım üşüyor,
gözlerim ıslanıyor...
hala kurak buralar...
hala yalnız ve anlamsız...
yokum ve yoksun, yokuz ve zaten hiç olmadık,
göz yaşlarım ve dokunuşların,
kokun ve hıçkırıklarım hiç olmadı...
uyandım yatağımdayım,
ağır bir koku,
mutsuzluk kokusu,
mutsuz yatağım,
yastığımda ve çarşafımda kokun,
ve ...
kırık ayna parçaları yerlerde...
kırılmış kadehler, ve yırtılıp atılmış dergiler...
ve ben, yıpranmış, ıslak ve üzgün...
ben...yalnız , sessiz ve henüz yağmamış olan...
16:31 05.01.2009
DA
4 Ocak 2009 Pazar
Winamp MiniLyrics
adsl den nefret ediyorum...
sanırım tek bir cümle ne konudan bahsediceğimi çooo...k iyi açıklıyor...
bu gün tüm gün boyunca netten koptuğum için kendimi filmlerime verdim, sürekli film izledim...çok sevdiğim film izlemenin bile bir yerden sonra sıktığını farketmemse pekte hoş olmadı...
sonra saat sekiz sularında ablamın kuzenimde keşvetmiş olduğu winamp MiniLyrics programını yükledim... bu sırada internetten kopmalarım ve tekrar bağlanmalarım sürmekteydi...Program mükemmel bir şey Karaoke programı düşünün ama şarkı sözlerini siz yüklemiyorsunuz mp3 ünüzdeki tüm şarkıları kendisi otomatik buluyor sadece bulamadıklarını yüklüyorsunuz ve o işlemde hiçte zor değil... şahsen günümü kurtardı demeliyim gerçi onunda internet üzerinden çalıştığını söylemek gerekirse koptuğum sıralarda daha önce netteyken dinlediğim şarkıları dinleyip karaoke yaptım... tek kötü yanıysa şarkı sözü olmayan şarkıları dinlemiyorsunuz bir süre sonra çok eğlenceli ama inanın...
en son netten koptuktan sonra pes ettim ve messenger ımı kapadıktan sonra müziğimi açıp uyumaya başladım ... ( sıkıntı işte n' yapıcaksın?) saat tam 00.00 da uyandım... Şuan tekrardan uyumayı düşünüyorum saat 00.24 sol kolumda arıyor zaten sanıyorum dün gece ters bir biçimde yattım...
Olaylar böyle anlıycağınız...
Sevgiler , Saygılar ve özel olarak İYİ UYKULAR...
04.OCAK.2009
DA
sanırım tek bir cümle ne konudan bahsediceğimi çooo...k iyi açıklıyor...
bu gün tüm gün boyunca netten koptuğum için kendimi filmlerime verdim, sürekli film izledim...çok sevdiğim film izlemenin bile bir yerden sonra sıktığını farketmemse pekte hoş olmadı...
sonra saat sekiz sularında ablamın kuzenimde keşvetmiş olduğu winamp MiniLyrics programını yükledim... bu sırada internetten kopmalarım ve tekrar bağlanmalarım sürmekteydi...Program mükemmel bir şey Karaoke programı düşünün ama şarkı sözlerini siz yüklemiyorsunuz mp3 ünüzdeki tüm şarkıları kendisi otomatik buluyor sadece bulamadıklarını yüklüyorsunuz ve o işlemde hiçte zor değil... şahsen günümü kurtardı demeliyim gerçi onunda internet üzerinden çalıştığını söylemek gerekirse koptuğum sıralarda daha önce netteyken dinlediğim şarkıları dinleyip karaoke yaptım... tek kötü yanıysa şarkı sözü olmayan şarkıları dinlemiyorsunuz bir süre sonra çok eğlenceli ama inanın...
en son netten koptuktan sonra pes ettim ve messenger ımı kapadıktan sonra müziğimi açıp uyumaya başladım ... ( sıkıntı işte n' yapıcaksın?) saat tam 00.00 da uyandım... Şuan tekrardan uyumayı düşünüyorum saat 00.24 sol kolumda arıyor zaten sanıyorum dün gece ters bir biçimde yattım...
Olaylar böyle anlıycağınız...
Sevgiler , Saygılar ve özel olarak İYİ UYKULAR...
04.OCAK.2009
DA
2 Ocak 2009 Cuma
.Çok fazla Aşk...
çok fala aşk öldürür bebegım ,
seni ve beni,
ruhlarımızı çürütür,
acı içinde yakar ve yok eder...
çok fazla aşk delirtir bebegım,
sabahları yataktan kaldırmaz,
güneşe tahammülün olmaz,
çok fazla aşk,
seni ve beni yok eder...
çok fazla aşk değiştirir bebeğim,
var olan herseyı siler ve yeniden yazar,
yeni insanlar yaratır ve acı cektirir...
çok fazla aşk acıtır ve işkence çektirir.
çok fazla aşk isyan ettirir bebeğim,
sen ayaga kalkmaya calısırken
seni yine düşürür ve toparlanmana izin vermez...
çok fazla aşk bebegim...
içine işler ve arzusuyla seni yakıp kül eder...
"nasıl yapar bunları tek başına",
"olabılır mı ?"
"aşk" diye ağlarken ,
herkes onu bulmak ıcın başka yerlere giderken...
sen buna sahipsin bebeğim,
çok fazla aşk seni öldürüyor,
gözünü kör ediyor...
her gün garip bir hazla uyanıyorsun içinde...
buz gibi havada bile yakıyor içini...
göz yaşların acıtmaya başlıyor...
yinede bu işkenceye aşk diye devam ediyorsun...
Evet bebeğim...
Çok fazla aşk seni öldürüyor ...
ve sen buna manii olamıyorsun...
17:02 15.12.2008
DA
seni ve beni,
ruhlarımızı çürütür,
acı içinde yakar ve yok eder...
çok fazla aşk delirtir bebegım,
sabahları yataktan kaldırmaz,
güneşe tahammülün olmaz,
çok fazla aşk,
seni ve beni yok eder...
çok fazla aşk değiştirir bebeğim,
var olan herseyı siler ve yeniden yazar,
yeni insanlar yaratır ve acı cektirir...
çok fazla aşk acıtır ve işkence çektirir.
çok fazla aşk isyan ettirir bebeğim,
sen ayaga kalkmaya calısırken
seni yine düşürür ve toparlanmana izin vermez...
çok fazla aşk bebegim...
içine işler ve arzusuyla seni yakıp kül eder...
"nasıl yapar bunları tek başına",
"olabılır mı ?"
"aşk" diye ağlarken ,
herkes onu bulmak ıcın başka yerlere giderken...
sen buna sahipsin bebeğim,
çok fazla aşk seni öldürüyor,
gözünü kör ediyor...
her gün garip bir hazla uyanıyorsun içinde...
buz gibi havada bile yakıyor içini...
göz yaşların acıtmaya başlıyor...
yinede bu işkenceye aşk diye devam ediyorsun...
Evet bebeğim...
Çok fazla aşk seni öldürüyor ...
ve sen buna manii olamıyorsun...
17:02 15.12.2008
DA
1 Ocak 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

