31 Mart 2010 Çarşamba

canavar-

-yerim seni!

-nasıl?!

-iki elimle tutarım sıkıştırırm yüzünü,
burnunu ısırırım..
sonra kocaman açar ağzımı yutarım seni!..

-çünkü ben aslında yatağının altında yaşayan canavarım-

21 Mart 2010 Pazar

kurbağ prensler , fahişe prensesler.

bize masallarda anlatılan "prensler" yalanmış anladım, şu tek derdi ; "gerçek aşkı bulup, evlenmek" olan prenseslerde yalanmış. ama inat ettim ; gerçekten "kurbağa prens" diye bir şey varsa ben tüm kurbağaları öpmeye razıyım. maksat çeşit olsun.aktivite olsun.gözüm doysun.

17 Mart 2010 Çarşamba

haksızlık-

.Ona haksızlık yapma... çocukluğun ve gençliğin ve bir kaç satırı yaşlılığın olacak. ona haksızlık yapma çocuğum, o şarkı büyüyünce sen olacak, o kız büyüyünce ben olacağım. bana haksızlık yapma.

14 Mart 2010 Pazar

romeo ve juliet-

hey, tatlım! omzunun üzerinden çekici bakışlar atmak için çok küçüksün. 55'indeki romeo ise juliet'ten tekmeyi yemiş tek başına içmekte... "bu gece bir çıtır düşürür müyüm?" diye düşünmekte, acınası haliyle. -haklı çıkar bazen kan davaları- ve juliet pörsümüş ve suyu dökülmüş bir portakal gibidir. haklıdır (kendine göre) .romeo'ya bu bile fazladır...


-bazen yaşanmaması pek iyi olur aşkların-

12 Mart 2010 Cuma

beni öp sonra doğur beni-

--

şimdi sen benim sırtımda yürü,
kulunçlarımı bul masaj yap.
yatağa yatır alnımdan öp,uyut beni.
Süreya'nın dediği gibi;
"beni öp sonra doğur beni"


mad*

8 Mart 2010 Pazartesi

altın toz-

*



-gökyüzüne n' yaptın da sarı?

-biracık "altın tozu" işimi gördü.

-paranın gözü kör olsun!

6 Mart 2010 Cumartesi

gözlerin doğuyor gecelerime-

zeki müren dürtüyor beni...
"ağla evladım açılırsın" der gibi.
diyor sanki de ben ihtimal vermiyorum.
gözleri doğuyormuş gecelerine...
doğru ya. " gözleri doğuyor gecelerime"
hiç bu kadar çağresiz hissettiğim olmamıştı.
heyecanla beklentiler içerisindeyim.
bir yandan da beklentilerimden vazgeçiyorum kendimi.
sesi doğuyor gecelerime,
sözleri doğuyor gecelerime...

Ah ! karanlıklar kapladı içimi.
elbet geçer bir kaç güne.

2 Mart 2010 Salı

yüzündeki tepeler-

"Hadi gel" dedim,
senle bir anlaşalım bakalım,
sen gözlerime bak, göz bebeklerimden ayırma gözlerini,
ben sana bakayım, yüzüne, tek tek her nefes alan hücrelerine.
birde parmaklarımın ucuyla yüzünü severim,
işte tam da böyle...
burnundan kaydırıp parmalarımı...
dokununca daha da iyi fark ettim;
ne güzel yüzündeki tepeler.
parıl parıl.
yumuşacık,sıcacık.
-

25 Şubat 2010 Perşembe

umuyorum.

...çiçekler kimin umurunda?
ya da gökkuşağının yağmurdan önce oluşu,
gömleğinin yakasında ruj izi var.
kimin umrunda?

her şey daha kolay geliyor,
günlerin bunda payı olduğunu unutmamalı,
kalbimi dinleyecek zamanımın olmaması,
ve çikolataların beni kandırabilmesi,
bak şimdi nasıl da büyüyorum.
bu bir rüya olabilirdi fakat,
her yerin çiçeklerle ve kalp şeklinde şekerlemelerle dolması gerekirdi.
ve bunun sorumlusunun yükselen şekerim olması.
kimin umrunda,rüya ya da gerçek olması..
rüya-lar...
ah büyülüyorum.
ben sürekli rüyadayım.
mutlu , mesut ve can sıkıcı.
umarım ölürüm,
hatta gerçekçi olmalı ;umarım ölürsün sevgilim.
rüyaları bitirmenin tek yolu bu çünkü.
ve bu kasvetli güne güzel dileklerle başlıyorum.
basit birer cümle kurma hakkına sahipsek.
saatlerimizi olmayacak dualara adamayalım,

sana söylüyorum ;
çiçekler ya da gökkuşağı kimin umurunda?
ve güneşin olmaması ,
gökkuşağının olmayacağı anlamına mı gelir her zaman?

DA

23 Şubat 2010 Salı

burada mıydın?

Bak tamam seni yeni buldum,
yeni yeni kelimelerimizi kılıflarından çıkartıp ortak cümleler kuruyoruz.
evet biliyorum, aslında ikimizin bildiği şeyi,
ama bilmemek ya da bahsetmemek en güzeli.
evet, bak, tamam, gerçekten biliyorum.
yeni buldun beni,
farklıyız hiç farklı olmaya çabalamadığımız için.
yazı kendiliğinden oluyor,
durup düşünme payım bile yok
ve ne yazıktır ki o kadar hızlı yazamıyorum bulanıkken gözlerim.
"burada mıydın?"
-evet buradaymışsın.
olsun bu gün , şu gün ,o gün değilse de...
"bir gün" o kadeh tokuşturma sesi eşliğine sohbet edeceğiz...
ve sanırım bunun her şeyden çok daha yakın olmasını diliyorum.
ve seninde böyle istediğini inanılmaz bir şekilde kendime güvenerek biliyorum.
aslında birer aşığız ama bunu daha bilmiyoruz.