yılın bu zamanı ,
havanın en soğuk olduğu zaman ,
deniyorum,
kendi kendimi saran kollarımla kendimi ısıtmayı,
zamanından önce geliceğini biliyorum,
ben yatmadan önce,
uykuya daldığım koltuktan kaldırıp,
yatağa götürüceksin beni...
alnıma öpücük kondururken ben gizlice araladıgım göz kapaklarım arasından seni seyrediyor olacağım,
ne zaman ve nerde kaybettin sahip olduğun merhameti merak ediyorum,
buna akıl erdiremiyorum,
suan tüm masumiyetimle seni affetmeye hazırım,
hayaller kurup tüm panjurları pembeye boyayabilirim,
denemediğimi söyleyemezsin,
denemediğini söyleyebilirim,
aklım artık yeterince iyi çalışmıyor,
ayaktayım,
ilaçlarla ayakta duruyorum,
Camları açık bıraktığımızda soluğu bahçede alan kedimize benziyorsun,
sevmezdim ya,
kaçtı zaten,
halada sevmiyorum kedileri...
seni affedebilirim,
sadece gelip bakman yeter,
güzel gözlerinden yaşların süzülmesine bile gerek yok,
bunu yapabilirim,
bunu denediğimi inkar edemezsin,
ve ben açık yüreklilikle denemediğini söyleyebilirim,
Soğuğu seviyorum,
ama bu artık canımı acıtıyor,
tırnaklarım morardı ve dudaklarım kurudu,
ellerim acımaya başladı,
esen rüzgar başımı ağrıtıyor...
Suan herşeyimle seni affetmeye hazırım
Hayaller kurup gökkuşağına siyahı ekleyebiliriz,
Denemediğimi söyleyemezsin,
denemediğini söyleyebilirim...
00:08 26.02.2009
Da
26 Şubat 2009 Perşembe
Şuan ne kadar mükemmeliz ?
sen , susan ve nefes alışlarını dinlediğim ...
Tanrı'nın varlığından şüphe ettiğim anda gelen,
yarınların erkenden hayalini kurmamı sağladın,
dünyada böyle fantezilerin yaşabileceğine inandırdın,
Aşkın beni en yükseye taşıycağına,
batarken , güneşe bakıp dilek dilemenin doğru olduğuna inandırdın beni,
çocukken daha zeki olduğumuza,
şuan harika hissediyorum,
bana mükemmel hissettiriyorsun,
bana çubuklardaki elma şekeri gibi hissettiriyorsun,
şekerimi yedikten sonra elmanın sırası gelmeli..
buz gibi ellerini boynuma dokundurduğunda en mükemmel orgazmın bu olduğuna inandırdın,
ellerininin soğukluğu geçmeden git...
sen , yine gülümseyen ve dudaklarını hissettiğim.
kendimden şüphe ettiğim anda gelen,
beni terk etmeni istiyorum,
bu aşk bana acı çektirmeye başladı,
çok yoğun,
yoğun aramızdaki ilişki,
kıvamı tutmuş kek gibi kabarıyoruz,
kızarıyoruz ,
yakmayalım birbirimizi,
elma şekerinin dışı gibi kalalım,
kekin içi gibi,
ellerimizdeki soğuk gibi,
tam kıvamındayken bırakalım,
zirvedeyken...
yavaş adımlarla bana gel,
beni terk etmeni istiyorum,
son bir kez öpştükten ve içimi doldurduktan sonra...
söyle bana;
şuan ne kadar mükemmeliz?
19:09 26.02.2009
Da
Tanrı'nın varlığından şüphe ettiğim anda gelen,
yarınların erkenden hayalini kurmamı sağladın,
dünyada böyle fantezilerin yaşabileceğine inandırdın,
Aşkın beni en yükseye taşıycağına,
batarken , güneşe bakıp dilek dilemenin doğru olduğuna inandırdın beni,
çocukken daha zeki olduğumuza,
şuan harika hissediyorum,
bana mükemmel hissettiriyorsun,
bana çubuklardaki elma şekeri gibi hissettiriyorsun,
şekerimi yedikten sonra elmanın sırası gelmeli..
buz gibi ellerini boynuma dokundurduğunda en mükemmel orgazmın bu olduğuna inandırdın,
ellerininin soğukluğu geçmeden git...
sen , yine gülümseyen ve dudaklarını hissettiğim.
kendimden şüphe ettiğim anda gelen,
beni terk etmeni istiyorum,
bu aşk bana acı çektirmeye başladı,
çok yoğun,
yoğun aramızdaki ilişki,
kıvamı tutmuş kek gibi kabarıyoruz,
kızarıyoruz ,
yakmayalım birbirimizi,
elma şekerinin dışı gibi kalalım,
kekin içi gibi,
ellerimizdeki soğuk gibi,
tam kıvamındayken bırakalım,
zirvedeyken...
yavaş adımlarla bana gel,
beni terk etmeni istiyorum,
son bir kez öpştükten ve içimi doldurduktan sonra...
söyle bana;
şuan ne kadar mükemmeliz?
19:09 26.02.2009
Da
24 Şubat 2009 Salı
tanışalım?
.tanıştın mı sen benle,tanıştırmayı isterdim ama döndü ve gitti arkasını başka sefere? "evet" mi?.tamam...
ben iki kakaolu ıkı biskuvi arasına sıkılan beyaz kremayım,
tatlıyım ve kakaonun tadını kırarım,
seversin bilirim.
evet seversin,
çileğin üzerine sıkılan kremşantiyim,
kendi yaptığın,
mikser sapını afiyetle yaladığın.
tanıştın mı sen benle?
tanıştırmayı gerçekten bende çok isterdim,
ama istese tanışırdı o seninle.
dönüp gitmelisin belkide,
yüzsüzlüklerinden arınıp.
belkide bı bardak soğuk su içip.
gitmelisin artık,
canının çekmesine aldırmadan,
vazgeçip gitmelisin..
hadi git.
15:43 24.02.2009
Da
ben iki kakaolu ıkı biskuvi arasına sıkılan beyaz kremayım,
tatlıyım ve kakaonun tadını kırarım,
seversin bilirim.
evet seversin,
çileğin üzerine sıkılan kremşantiyim,
kendi yaptığın,
mikser sapını afiyetle yaladığın.
tanıştın mı sen benle?
tanıştırmayı gerçekten bende çok isterdim,
ama istese tanışırdı o seninle.
dönüp gitmelisin belkide,
yüzsüzlüklerinden arınıp.
belkide bı bardak soğuk su içip.
gitmelisin artık,
canının çekmesine aldırmadan,
vazgeçip gitmelisin..
hadi git.
15:43 24.02.2009
Da
22 Şubat 2009 Pazar
öyle birşey işte...
. benim beynim olsa olsa duvarımda asılı olan mantar tablom gibi olur... üzerine raptiyelerle birşeyler astığım ve rengarek olan ( renk mi oda ne, şu cıvıl cıvıl ınsanlardan degılım ben siyah olurdu siyah ohh miss)... sevdiğim insan fotografları, notlarım küçük ama önemli... kocaman Ersin takvimi vs vs...
benim beynim olsa olsa , olsa olsa bi bok olamaz.. kendimi aşağılamak falanda değil bu hani,
bu günlerde çok düşündüm, gördüğüm tüm insanlar fotograflarım için beni taktir ediyor, bense daha çok iyi olmadıklarının farkındayım-hiç-, hatta bazen bunun üzüntüsünü bile duyabiliyorum,
dedim ya beynim mantar tablo benim, konudan konuya atlarım sen üzerindekilere göz gezdirirken, umuma açık tuvalet misali ne ararsan var içinde -izmarit,duvar yazıları,pis bir koku eşliğinde-, farklı olduğunu bilen insanlar vardır ya bahsettiğim en süper ordan buraya zıplayan kahramanlar değil. hissedersin ya, iyi yada kötü birilerinden çok farklısındır, sonra kendin gibi olanları görürsün, dersin o kadarda farklı değilmişim -bunu görebilmekte önemli tabii-, konudan konuya geçtiğimi söylemişti çok sevdiğim adamın biri, doğruda demiş nasıl başlarım nerelere geldim...
özüne gelirsek meselenin ki bir "öz" yok ortada, güzel bi sözle bitirmeli bu acı veren yazıyı....
" hayatımda hiç kimseye ona hissettiğim gibi büyük birşey hissetmedim.Oldukça yıkıcıydı çünkü birbirimize berbat davranıyorduk" Amy Winehouse
ps: rahatsızlık için özür falanda dilemiyorum.
benim beynim olsa olsa , olsa olsa bi bok olamaz.. kendimi aşağılamak falanda değil bu hani,
bu günlerde çok düşündüm, gördüğüm tüm insanlar fotograflarım için beni taktir ediyor, bense daha çok iyi olmadıklarının farkındayım-hiç-, hatta bazen bunun üzüntüsünü bile duyabiliyorum,
dedim ya beynim mantar tablo benim, konudan konuya atlarım sen üzerindekilere göz gezdirirken, umuma açık tuvalet misali ne ararsan var içinde -izmarit,duvar yazıları,pis bir koku eşliğinde-, farklı olduğunu bilen insanlar vardır ya bahsettiğim en süper ordan buraya zıplayan kahramanlar değil. hissedersin ya, iyi yada kötü birilerinden çok farklısındır, sonra kendin gibi olanları görürsün, dersin o kadarda farklı değilmişim -bunu görebilmekte önemli tabii-, konudan konuya geçtiğimi söylemişti çok sevdiğim adamın biri, doğruda demiş nasıl başlarım nerelere geldim...
özüne gelirsek meselenin ki bir "öz" yok ortada, güzel bi sözle bitirmeli bu acı veren yazıyı....
" hayatımda hiç kimseye ona hissettiğim gibi büyük birşey hissetmedim.Oldukça yıkıcıydı çünkü birbirimize berbat davranıyorduk" Amy Winehouse
ps: rahatsızlık için özür falanda dilemiyorum.
20 Şubat 2009 Cuma
peace & frances den mektuplar...
''Daha çocukça şikayetleri olan. Tükenmiş, deneyimli bir ahmağın ağzından konuşuyor olmak.
Bu bayağı kolay anlaşılabilir bir not olmalı.''
Diye başlamıştı mektubuna acaba bilirmiydi 42 yıl önce bugun ailesi 27 yaşında intihar ediceğini oğlunun(ya da
öldürüleceğini) okurken son mektubunu birçok insanın göz yaşı dökeceğini düşünmüşmüydü ailesi. Babası annenden
başkası olmıycak onu tüm kalbimle seviyorum dedikten sonra evlendiğinde acaba bunun Donald ı ne kadar
etkilediğini umursamış mıydı? Hayır umrunda bile değildi. 42 yıl önce bugun geldi hayata pek çok insanın ilahı
Kurt Donald Cobain hayatını araştıran herkez kendinden bir parça buldu onda. Yüreğini sızlatan bi anısı canlandı
beyninde araştırınca hayatını. Aradığımız cevapları verdi o bize, hayatta önem verdiğim tek düşüncenin sahibiydi.
''Aklıma gelen en kötü suç, insanlara karşı sahtekarlık yapıp %100 eğleniyormuşum gibi görünerek dolap çevirmek.''
Mutsuz iken asla çalışmadım mutlu görünmeye bunu kutsal saydım her zaman ve sayıcağım da. Duvardaki
resimlerine ne zaman baksam ne zaman duysam kulağımda o harika mırıltısını içimi büyük bir pişmanlık kaplıycak.
Elimden birşey gelmiyceğimi bile bile üzücem kendimi birkaç zaman Neden diycem cevabını beklemezcesine,
Kim yapar ki Dünyadaki çoğu şeye sahipken kim artık yaratmaktan eskisi gibi heycan alamıyo diye vazgeçer. Kimse
çünkü para olmasa da bazı şeyler onları ele geçirmiştir bile, yoktur artık Dünyaya yapmak için geldikleri işin bir
önemi. Dönüp arkalarını vazgeçemezler.''Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir!'' diyemez kimse kolayca .
Yüzlerce insanın ona taptıgını bilerek bırakamazlar herşeyi kaldırılamıycak bir yüktür bu bi süre sonra kendileri
için değil o insanlar için yaparlar işlerini haz duymadan.
Eskisi gibi sana yakın olamasam da her zaman farklısın Donald.İyiki doğdun 42 sene önce bugun.İyiki 27 yıl yaşadın
zirvedeyken bıraktın.İnsanlar her zaman terkedildiklerinde önemi anlar.Bunun gibi bişey senin de yaptığın Boddah'a
sevgiler....
Barış Yıldız
20 Şubat2009 00:14
Sevgili Donald...
Satırlar dolusu mektup yazabilirim... ama sıkılgansın bunu engelleyemeyiz, cehennem bile seni değiştirmemiştir bundan o kadar
eminim ki...simdi yine ucra köşelerde ister istemez dinleniyorsundur , cehennemde seni bir işkence yönetemi olarak mı, yoksa
ödül olarakmı tutuyorlar bilmiyorum. orda olduğundan da pek emin değilim ya zaten..
42 yaşında olucaktın bugün. 27 yaşında gitmeyi tercih etmeseydin, tercih meselesi denir ya aynen öyle..
şanslı ve karizmatik 27lilerdensin sende... tapılası, hayran kalınası...
"Eskisi gibi sana yakın olmasamda her zaman farklısın Donald..." Erken gitmiş olsanda bıraktığın tek bir şarkı bile yetiyor şuan bana..
şimdi sana dün gece yatağımda uyuduğumu, seni düşündüğümü ve dokunduğumu hayal ettiğimi söylüyorum,
hayatına giren aşağılık kadınların yerinde olduğumu, yada bı anıyı, bır saniyeyi paylaştığımı... işte hepsi bu..
ve senin gibi. içime çekerek seni, ölmeyi hiçbirşeye değişmem...
dediğim gibi...
Vazgeçemeyeceğim birşey varsa oda sensin... ve senin benim dünyamda yarattığın etki, bakış acısı - hafif dumanlı ve bunalımlı-..
ve kazandırdığın insanlar...
gözlerimi kapattım simdi ; frances kadar mutlu olabilirim kıyafetlerinin içinde ve şarkını söyleyerek..
iyiki dogdun sevgilim, babam ve tanrım ...
Demet Açıkgöz
00:25 20.02.2009
Bu bayağı kolay anlaşılabilir bir not olmalı.''
Diye başlamıştı mektubuna acaba bilirmiydi 42 yıl önce bugun ailesi 27 yaşında intihar ediceğini oğlunun(ya da
öldürüleceğini) okurken son mektubunu birçok insanın göz yaşı dökeceğini düşünmüşmüydü ailesi. Babası annenden
başkası olmıycak onu tüm kalbimle seviyorum dedikten sonra evlendiğinde acaba bunun Donald ı ne kadar
etkilediğini umursamış mıydı? Hayır umrunda bile değildi. 42 yıl önce bugun geldi hayata pek çok insanın ilahı
Kurt Donald Cobain hayatını araştıran herkez kendinden bir parça buldu onda. Yüreğini sızlatan bi anısı canlandı
beyninde araştırınca hayatını. Aradığımız cevapları verdi o bize, hayatta önem verdiğim tek düşüncenin sahibiydi.
''Aklıma gelen en kötü suç, insanlara karşı sahtekarlık yapıp %100 eğleniyormuşum gibi görünerek dolap çevirmek.''
Mutsuz iken asla çalışmadım mutlu görünmeye bunu kutsal saydım her zaman ve sayıcağım da. Duvardaki
resimlerine ne zaman baksam ne zaman duysam kulağımda o harika mırıltısını içimi büyük bir pişmanlık kaplıycak.
Elimden birşey gelmiyceğimi bile bile üzücem kendimi birkaç zaman Neden diycem cevabını beklemezcesine,
Kim yapar ki Dünyadaki çoğu şeye sahipken kim artık yaratmaktan eskisi gibi heycan alamıyo diye vazgeçer. Kimse
çünkü para olmasa da bazı şeyler onları ele geçirmiştir bile, yoktur artık Dünyaya yapmak için geldikleri işin bir
önemi. Dönüp arkalarını vazgeçemezler.''Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir!'' diyemez kimse kolayca .
Yüzlerce insanın ona taptıgını bilerek bırakamazlar herşeyi kaldırılamıycak bir yüktür bu bi süre sonra kendileri
için değil o insanlar için yaparlar işlerini haz duymadan.
Eskisi gibi sana yakın olamasam da her zaman farklısın Donald.İyiki doğdun 42 sene önce bugun.İyiki 27 yıl yaşadın
zirvedeyken bıraktın.İnsanlar her zaman terkedildiklerinde önemi anlar.Bunun gibi bişey senin de yaptığın Boddah'a
sevgiler....
Barış Yıldız
20 Şubat2009 00:14
Sevgili Donald...
Satırlar dolusu mektup yazabilirim... ama sıkılgansın bunu engelleyemeyiz, cehennem bile seni değiştirmemiştir bundan o kadar
eminim ki...simdi yine ucra köşelerde ister istemez dinleniyorsundur , cehennemde seni bir işkence yönetemi olarak mı, yoksa
ödül olarakmı tutuyorlar bilmiyorum. orda olduğundan da pek emin değilim ya zaten..
42 yaşında olucaktın bugün. 27 yaşında gitmeyi tercih etmeseydin, tercih meselesi denir ya aynen öyle..
şanslı ve karizmatik 27lilerdensin sende... tapılası, hayran kalınası...
"Eskisi gibi sana yakın olmasamda her zaman farklısın Donald..." Erken gitmiş olsanda bıraktığın tek bir şarkı bile yetiyor şuan bana..
şimdi sana dün gece yatağımda uyuduğumu, seni düşündüğümü ve dokunduğumu hayal ettiğimi söylüyorum,
hayatına giren aşağılık kadınların yerinde olduğumu, yada bı anıyı, bır saniyeyi paylaştığımı... işte hepsi bu..
ve senin gibi. içime çekerek seni, ölmeyi hiçbirşeye değişmem...
dediğim gibi...
Vazgeçemeyeceğim birşey varsa oda sensin... ve senin benim dünyamda yarattığın etki, bakış acısı - hafif dumanlı ve bunalımlı-..
ve kazandırdığın insanlar...
gözlerimi kapattım simdi ; frances kadar mutlu olabilirim kıyafetlerinin içinde ve şarkını söyleyerek..
iyiki dogdun sevgilim, babam ve tanrım ...
Demet Açıkgöz
00:25 20.02.2009
19 Şubat 2009 Perşembe
14.00 da çıkmak.
bugün okuldan 15.oo yerine 14.oo da çıktık...
bir saat bile olsa erken çıkmanın mutluluğunu hiç şüphesiz tüm okul olaraktan yaşadık..
önce dışarda biraz gezeriz demiştik ama canım istemedi bende fazla gitmedim bu isteksizliğimin üzerine ve annemi aradım " bizi erken saldılar." dedim ... " iyi gel ozaman" dedi... bende bizimkilere annemi bahane edip ayrıldım yanlarından.
iyide oldu hiç halim yoktu oturmaya bile... eve gelmeden D&R dan uykusuzumuda aldım. mutluyum ,huzurluyum. şimdi oturmus Cradle ofFilth dinlerken ne yaptığıma pekte akıl erdiremiyorum.. uzun zamandır dinlemiyordum -sanırım değiştiricem- ...
13.00 da aldıgım sakız ısrarla azımda... odamıda topladım. başka ne yapmalıyım emın olamadım. sana yazıyorum... o basit kelimelerimden bazılarını seçerek ve pekte özenmeyerek yazıyorum...
öyle işte.
görüşürüz..
19.02.09
DA
bir saat bile olsa erken çıkmanın mutluluğunu hiç şüphesiz tüm okul olaraktan yaşadık..
önce dışarda biraz gezeriz demiştik ama canım istemedi bende fazla gitmedim bu isteksizliğimin üzerine ve annemi aradım " bizi erken saldılar." dedim ... " iyi gel ozaman" dedi... bende bizimkilere annemi bahane edip ayrıldım yanlarından.
iyide oldu hiç halim yoktu oturmaya bile... eve gelmeden D&R dan uykusuzumuda aldım. mutluyum ,huzurluyum. şimdi oturmus Cradle ofFilth dinlerken ne yaptığıma pekte akıl erdiremiyorum.. uzun zamandır dinlemiyordum -sanırım değiştiricem- ...
13.00 da aldıgım sakız ısrarla azımda... odamıda topladım. başka ne yapmalıyım emın olamadım. sana yazıyorum... o basit kelimelerimden bazılarını seçerek ve pekte özenmeyerek yazıyorum...
öyle işte.
görüşürüz..
19.02.09
DA
17 Şubat 2009 Salı
16 Şubat 2009 Pazartesi
15 Şubat 2009 Pazar
VEGA.

. Öyle küçük harflerle kibar kibar yazamam VEGA'yı ... Çevremdeki herkes benim ne kadar kadın vokal aşığı olduğumu bilir... Ve yine o herkesin içine giren bir kısım arkadaşım, dostum, özelim VEGA'nın , Deniz 'in bende çok ayrı bir yeri olduğunu bilir.. Ben şimdi bunu yazarken sadece seninde o herkesden biri olmanı istedim ...
En değer verdiğim şarkısıda BİHABER dir... Neden bilmem... ben daha çocukken televizyonda klibini izlerdim belkide ondandır ...
"...yürüyorum beyoğlunda aşkımızdan bir haberdin ..." nasılsılda güzeldir... bir çok kez yürüdüm ve bir çok kez aşkımdan bihaber olan adam vardı ...belkide bu yüzdendir...
diyorum ki son olarak ... ben VEGA geceleri yaparım... açarım ve bütün gece VEGA dinlerim ... sende dinle... dinlenmesi gerek bu kadının...
Kaan Tangöze'ninde dediği gibi... VEGA kadını sen nasıl bir şeysin yahu!..
13:36 15.02.2009
DA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

