15 Şubat 2009 Pazar

VEGA.







. Öyle küçük harflerle kibar kibar yazamam VEGA'yı ... Çevremdeki herkes benim ne kadar kadın vokal aşığı olduğumu bilir... Ve yine o herkesin içine giren bir kısım arkadaşım, dostum, özelim VEGA'nın , Deniz 'in bende çok ayrı bir yeri olduğunu bilir.. Ben şimdi bunu yazarken sadece seninde o herkesden biri olmanı istedim ...
En değer verdiğim şarkısıda BİHABER dir... Neden bilmem... ben daha çocukken televizyonda klibini izlerdim belkide ondandır ...

"...yürüyorum beyoğlunda aşkımızdan bir haberdin ..." nasılsılda güzeldir... bir çok kez yürüdüm ve bir çok kez aşkımdan bihaber olan adam vardı ...belkide bu yüzdendir...

diyorum ki son olarak ... ben VEGA geceleri yaparım... açarım ve bütün gece VEGA dinlerim ... sende dinle... dinlenmesi gerek bu kadının...

Kaan Tangöze'ninde dediği gibi... VEGA kadını sen nasıl bir şeysin yahu!..


13:36 15.02.2009

DA

14 Şubat 2009 Cumartesi

valentines day

ohh.. Sevgililer günü olalı Türkiye de 48' oldu demekki binlerce sevgili birbirine çeşitli aşk mesajları attı, ve binlerce sevgilisiz insan ağladı , umursamayanlar, aslında umursayanlar ama umursamıyormuş gibi davrananlar gerken 24 saat çabuk geçicek ve bu günde bitecek...
Sevgilim var... ama sadece bu günlük... yakın bir arkadasımla anlaştık ...( yakışıklı bi arkadaş). bir günlüğüne sevgili olma fikrine sıcak bakıyoruz... bu tabi espirisine cok mühim değil sevgililer günü benim için.. ben Dilara'ma gidip içmeyi planlıyorum o gün...
ayh..
gerçekten çok yorgunum... Annemin şarap içmeme izin vermemsi ve bunun yüzünden al bira iç demesi kötü oldu... SKOL dan nefret ettiğim halde içiyorum... 1LT. peace'm tam bir ayyaş içkisi olduğunu söyledi bencede öyle tadıda hiç güzel değil zaten.. içiyorum ama tadını almamaya çalısıyorum içimdeki içme arzusunu bastırmak için içiyorum yoksa içmezdim...
annem biliyor dayanamadığımı biraya...
Şarap içmeme izin verse şişeyi bitirirm istemiyor bunu doğal olarak.. o yüzden de bu yönteme baş vurdu...

neyse... tüm blog sahiplernin sevgililer günü kutlu olsun..
sevmeyenlerinde kutlu olsun, sevenlerinde,sevgilisi olmayanlarında...
heyt...
öptüm.

12 Şubat 2009 Perşembe

Twilight

evet.. evet.. evet...

tüm genç kızları kendine aşık eden buffy ve angel dan sonraki en büyük "vampir - insan aşkı"nı ele alan Twilight filmini sonunda izledim...2.50ytl ye aldığım film gayet kaliteli çıktı bunun mutluluğu içerisindeyim... aynı zamanda wuhuuuu! tanrım aşık oldum... o gözler, dudaklar, güç,yakışıklılık.. şimdi herkes "Edward" diye çığırmaya başlayabilir... Fakaaaaaaaat değil efendim... her zaman olduğu gibi ben yine filmlerin kötü karakterine aşık oldum, yani beyaz atlı vampirimizi bırakıp, ormanların efendisi modunda tüm vahşiliği ve yakışıklılığıyla James denen vampire aşık oldum... Facebookta Edward 'ı konuşan genç kızlarımıza filmdeki gizli potansiyelleri unutmamaları gerektiğini söyluyorum...
bu arada sormak istediğim bir şey var... şu çok övündüğüm korsan cdimde... acaba Sevişme sahnesi kesilmiş olabilir mi? bella bu çocuğu öpüp bırakıcağa benzemiyordu odadayken..
neyse ... ama ortada bi olay varsa bilmek istiyorum... ayrıca Jamess... tanrım o bale salonunda yansımalarıyla beraber ne kadarda mukemmeldi... bir konu daha... eskiden vampirlerimiz ( bkz. angel) güneşe çıkınca yanarlardı bunlar parıll parıll parlamaktalar, aynı zamanda vampirlerimizin(bol bol sahiplik eki) yansıması olmazdı... bir diğer konu ; bu film bir devam filmi mi?... sanıyorum öyle ozman bekleyelim ve görelim... aynı zamanda bella denen kızı hiç begenmedim... alice cullen , bella denen kıza bin basardı ( edward denen heriften hoşlanmadım bu yüzden kıskançlık sanmayın ulen!)... Son olaraksa... bende vampir olsam keşkee ... yağmuruda ,soğuğuda severim ben... bu cullenlar James'i öldürmeselerdi bloggerım üzerinden kendisine bir çağrıda bulunabilirdim... hadi bakalım öptüm hepinizi...

ps: Facebook taki "Twilight" gruplarına üye olmayacağımı bildirmek, james denen adamı dünya gözüyle görmek için nerelere gitmem gerektiğini söylemek istedim ...

11 Şubat 2009 Çarşamba


. my make-up maybe flaking, buy my Smile still stays on ...

10 Şubat 2009 Salı

. Kafamın İçinde ...

kafamın içinde...
beyin kıvrımlarımın arasında dolaşıyor,
şüpheci ve çekici...

geriye bakıyorum...
geriye baktığım için bu üzüntüm,
mutluluklarım çokta olsa mutsuzluklarımın

yanında küçücük ..
bana karıncaları hatırlatıyor..

görmeden ezip geçtiğim karıncaları...
bir cami yaptırmalı.

bir minareyi yakmalı belkide,
bir çanı atmalı aşağıya..

kafamın içinde bir yerlerde uçmamı sağlayacak

mutlu anılar olmalı...
masallardan kalan bi kaç parça bir şey...
yok.
umursamıyorumda..
küçük bi rahatsızlık duyuyorum sadece.
küçük ama güçlü.
balyoz darbesi gibi kafama inen - dan dan dan-
biliyorum ben.
bildiğim ve yazabildiğim için şanslıyım aslında,
kafamın içinde dolaşıyor.
durmadan konuşuyor.
canımı acıtıyor.
çızırtı.
evet. o televizyonun karıncalı kanalının cızırtısı.
o bebek ağlaması, anne bağırması...
kafamın içinde.

bir poster yırtmalı,
duvarları pastel boyayla boyamalı..

küfür etmeli,
ve somurtmalı (gülümsemeli)..

16:53 10.02.2009
DA

9 Şubat 2009 Pazartesi

. bu gün onu parfümünü koklayacağım bahanesiyle kandırıp boynunu ısırdım ...

8 Şubat 2009 Pazar

Özledim Seni ..

özledim seni...

sen kimsin?

evet sen,

durup yüzüme bakan,

güzel dudakları olan,

ellerinde hiç fena değilmiş...

özledim seni,

sen yoktun,

sen hiç olmadın,

sen hayaldin,

kadın mı , erkek mi?

bilemedim,

bilsemde söylemek istemedim...

kalçaların güzelmiş...

aynadaki yansımanda...

özledim seni,

seni tanımadan seni sindirdim,

seni bekledim,

ve sen gelmedin,

bunalımlı değilde,

kanamalı bir yıl geçirdim,

orgazm olup göklere ulaşmak var şimdi,

dudaklarınla kutsa beni...

özledim seni,

tanımadığım halde,

begendim tenini ...

08.şubat.2oo9

D.A

5 Şubat 2009 Perşembe

konuşası olmak + mallık! :D

şuan bir sürü cümle kurmak istiyorum karşımda olan birine ... ama odamdayım yalnızım ve ıncubus dinlemekteyim sayın Yağız yılmazın attıgı Journal sayesinde...
öyle işte çok konuşasım var konuşucak ınsan yok plak karıştırıyorum...
fotograf çekip çekip duruyorum hepsini titretiyorum o.o
eskiden telefonla nasıl yukardan çekiyormuşum anlayamadım gercı ınsan D80 i amele gibi yukaran tutup geçkmeye çalışırsa -ferrarisine oto gaz taktıran heriften arabanın alınması gibi- elimden alınmalı makina.. neyse bu aramızda... bu mallığım yani...
konuşasım var...
gelin biriniz..
olmaz mı ?

Uyarı :

sevişmeliyiz... evet "layne layne " diye bir yerlerimi yırttıktan , Roxanne den fahişe ruhu kaptıktan sonra baktım ki ne layne 'nin geliceği var ne de Roxanne bağımlılığımın geçiceği...
kendilerini tekrar eden cümlelerle devam ediceğim...
Sevişmeliyiz, hepimiz...

1 Şubat 2009 Pazar

iyi pazarlar ..

yorgunum, sürekli gezdiğimden falan da değil, cuma akşamından beri evden dışarı çıkmadım, insani ihtiyaçlarım dışında pc başından kalkmaz oldum ... aklımda sürekli arkamda duran yatağa atlayıp sürekli uyumak geçsede bunu gerçeklestirmedim... pink 'e benzediğimi düşünüyorum evde kaldıgım sürece neden bilmem ... aslında biliyorum altımda klasik adidas eşoftman ve üzerimde beyaz kalın askılı bir atlet var evet evet kendimi pink'e benzetmemin tek nedeni... çok saçma gelebilir aslınd bir şehir krosu görünümündede olabilirim suan ... görmemeniz ve sadece okumanız gerçekten benim için hayrlı birşey...
şimdiyse aşağıya inip annem yemek hazırlarken ona yardım etmem lazım, bu içimden gelmiyor , aşağıya inerken kinayeli kinayeli "kahvaltı hazırlayalım mı demet" dedi... o raddeden sonrada hayır demiş olsamda bunu pek ciddiye almadığını biliyorum ...
neyse işin özü ; hepinizi Seviyorum ( bazılarınızı bira daha az, bazılarınızıysa hiç sevmiyorum), pink'e benzediğimi düşünüyorum, saçlarım yukardan toplu ...
ve evet şimdi aşağıya iniyorum iyi pazarlar...


01.şubat.2oo9
13:13